Bir ROWE ortamında
işler verimli bir şekilde yolunda gittiği sürece, insanlar istedikleri şeyleri
istedikleri zaman yaparlar. Şu an itibariyle iki güvenilir ROWE’den bahsetmek
mümkün: Fortune 100 retailer Best Buy Co., Inc. ve New Richmond, WI’daki J.A.
Counter & Associates aracılık firması. Her iki firma da bir yandan insanlara kendi
hayatları üzerinde denetim imkanı sağlarken bir yandan da üretkenliklerini
maksimize edecek şekilde (En Uygun Satın Alma ekiplerinde ortalama % 41’e
kadar) teknoloji ile bütünleşmiş durumdadırlar. Bu makalede, 21. yüzyıla ait
işyeri araçlarının nasıl kullanılacağı konusunda daha becerikli davranarak bir
ROWE’ye doğru nasıl devinebileceğinizle ilgili 10 önemli husustan bahsedeceğiz.
1: Ulaşılabilirliği
arttırmak için değil özgürlüğü arttırmak için teknolojiyi kullanın
Teknolojinin
büyüsü, onun gün içerisinde daha fazla insanı daha çok yerde ve daha uzun süre daha
ulaşılabilir hale getirmesindedir. Ancak bir ROWE ortamında esas amaç
ulaşılabilirlik değildir. Bir ROWE’de önemli olan tek şey sonuçlardır. Ekipler,
departmanlar ve organizasyonlar yürütmeye çalıştıkları sonuçlar hakkında
aydınlatılma ihtiyacı duymaktadırlar. Bu durumda, çalışanlar teknolojiyi bu
sonuçları kendi özgün şartlarında karşılamak için kullanabilirler. Bu sayede, teknoloji
sonuç değil araç haline gelir.
2: İnsanların Blackberry,
iPhone, vb. araçları nasıl kullanacaklarına kendilerinin karar vermesine izin
verin
Son zamanlarda
haberlerde, akşam saat 7.00’dan sonra veya hafta sonları PDA’larını kullanarak
kendi çalışanlarını yasaklayan şirket politikaları ile birlikte pek çok
“Blackberry Blackouts,” haberine rastlanmaktadır. Bu, insanlara eBay üzerinden
sadece mağaza saatlerinde alışveriş yapabileceklerini söylemek gibi bir şeydir.
Eğer insanlar maillerini gece 3.00’da cevaplamak istiyorsa bırakın istedikleri
gibi yapsınlar. İnsanlar netice alabildikleri ve teslimatlarını yapabildikleri
sürece zamanlarını nasıl kullanacakları konusunda kendileri tercih
yapabilmelidir.
3: Telefonu ve
telekonferansı bir istisna olmaktan çıkarın kural haline getirin
Pek çok çalışma
kültüründe, bir toplantı için telekonferans yöntemi kullanmak şehir dışı veya
deniz aşırı ortaklara mahsus olarak görülür. Ancak o gün evinde çalışmak
isteyen birinin toplantıya neden telekonferans yoluyla katılamayacağı ile
ilgili makul bir gerekçe yoktur. Evet, bir toplantı odasında eksik kişinin
yerine bir hoparlör olması odanın dinamiğini değiştirebilir. Ama hangisi daha
önemli: bir çalışanın fiziksel olarak orada bulunması mı, yoksa anlamlı bir
katkıda bulunması mı?
4: Zaman
damgasına (time stamp) önem vermeyin
Eğer birisi size
gece yarısı bir e-mail gönderirse o kişinin tuhaf saatlerde çalıştığını mı
düşünürsünüz? Neden?Bir ROWE ortamında, bu Sludge (atık) olarak adlandırılır;
yani birinin işin nerde ve ne zaman gerçekleştiği konusunda alışılmış kurallara
uymayan bir şekilde zamanını nasıl kullandığının sizin tarafınızdan
değerlendirildiği herhangi bir zaman anlamında. Teknoloji, insanların “ana
saatlerin” zincirlerinden kurtulmalarına olanak tanır. Onların özgürlüklerini
kutlayın ve ayrıca siz de bunun tadına varabilirsiniz.
5: İnsanlarla
nerede olduğunuz ve ne yaptığınız konusunda konuşmaktan (ve soru sormaktan)
vazgeçin
Uçaktaki o ilginç
tipi tanıyorsunuz değil mi? Siz indiğinizde derhal kendi ofisini arayan ve
insanlara daha yeni indiğini anlatmaya başlayan adamı… Siz de o kişinin rolünde
olmayın. Biri sizi aradığında “Şu anda neredesin?” sorusunu soran kişi siz
olmayın. Bir ROWE ortamında insanların nerede olduklarının bir önemi yoktur.
Önemli olan tek şey insanların işin yapılmasını sağlamasıdır. Hangisini tercih
edersiniz: İnsanların nerede olduklarını öğrenmeyi mi; yoksa sorularınıza cevap
vermelerini mi?
6: Out-of-Office cevabınızı
daha kullanışlı hale getirin (ya da hiç kullanmayın)
Birisine bir
e-mail attığımızda otomatik bir Out-of-Office cevabı almak ve aradan bir saat
geçtikten sonra aynı kişiden sorumuza cevap almak çoğu zaman can sıkıcı bir
şeydir. Geleneksel bir çalışma ortamında, iş gittiğiniz yerle birlikte
düşünülür ve gittiğiniz yer anlamına gelir. “Out of the office” çalışmadığınız
anlamına gelir. Bir ROWE ortamında ise, iş gittiğiniz bir yer değil yaptığınız
bir şeydir. Out-of-Office cevabınızı, sadece gerçekten kafanızı kaşımaya zaman
bulamadığınız zamanlarda kullanın ve daha sonra da sizinle görüşmek isteyen
kişiyle nasıl irtibata geçeceğinizi konusunda bilgi sahibi olun.
7: Teknolojinizi
kullanarak açık bir irtibat yöntemleri hiyerarşisi oluşturun
Bir ROWE ortamında
esas amaç ulaşılabilirlik olmamasına rağmen, insanlar gerçekten sizinle temasa
Geçme ihtiyacı duyabilir ve verili koşullar altında sizinle irtibata geçmenin
en iyi yolunu öğrenme ihtiyacı duyabilir. Siz de teknolojiyi kullanırken
işinizi kontrol etme amacı taşıdığınız için, sizin de e-mail, sesli mail, vb.
araçlar kullanarak insanlarla en açık şekilde iletişim kurmanız
gerekebilir. ihtiyacı duyarsınız. Bu
sorunun üstesinden gelmek için, kullanacağınız irtibat yöntemlerine ilişkin bir
hiyerarşi yaratın ki insanlar da sizinle nasıl irtibata geçebileceklerini
bilsinler.
8: Outlook’da
yinelenen bir toplantı yaratmadan önce düşünün
Bir ROWE ortamında
her toplantı tercihe bağlıdır. İster yinelenen toplantılar olsun isterse de
“zorunlu” toplantılar olsun hepsi tercihe bağlıdır. Hal böyleyken, yinelenen
bir toplantı yaratmadan önce, ilk olarak bunun gerçekten de her hafta (veya her
ay) aynı saatte gerçekleşmesine gerek olup olmadığını kendinize sorun. İş
ihtiyaçlarını karşılamak için toplantı planlamasını anında yapmak genellikle
daha iyidir. Veya belki de o toplantıyı hepten gereksiz görebilirsiniz…
9: İnsanların Outlook’u
kontrol etmesine izin verin
İnsanların
toplantıları sizin için programlamasına izin vermeyin. Kendi iş takviminiz
üzerinde tam kontrole sahip olduğunuz bir kurumsal dünya hayal edin. (Bu
gerçekten de harika olurdu…)
10: Herkese bir yabancı
tüccar gibi davranın
Yurtdışından
insanlarla görüştüğümüzde, dikkatli, özlü ve açık olmak zorundayız. Zamanın, mesafenin, dilin ve kültürün yarattığı
engeller karşısında çok dikkatli olmak zorundayız. Ayrıca karşı tarafın
yükümlüklerini yerine getireceği konusunda da tam bir güvene sahip olmak zorundayız.
Onlara “Hey, üzerinde çalıştığımız iş konusunda bilahare sohbet etmek için
uygun musunuz?” türünden bir not gönderemeyiz. Onlarla bu konuda hazırlıksız
bir toplantıyı göze alamayız. Anında iş yapamayız. Şimdi, herkese bu şekilde davranırsak ne olabileceğini hayal edin.
Posted
6-19-2008 5:19
by
Uzman