Ekip halinde
çalışmak günümüzde iş yapmanın artık neredeyse ön koşulu haline gelmiştir. Ancak
siz bir lider olarak ekibinizi hedeflere ulaşmak için nasıl motive
edebilirsiniz? Performansı ve morali sıfıra indiren bazı yaygın hatalardan
nasıl kaçınabilirsiniz? Bu makalede işte bu konuları ele alacağız.
1: Ekibinizin
hedeflerine inanın
Ekibinizin
gerçekleştirmesini istediğiniz hedeflere kendiniz inanıyor musunuz? Hedeflerinizin
gerçekçi olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer düşünmüyorsanız hedeflerinizi tekrar
düşünün, çünkü ekibiniz sizdeki kararsızlığı hemen hissedecektir. Doğru sözleri
söylüyor olabilirsiniz ancak vücut diliniz ve genel tavrınız sizi ele
verecektir. Öte yandan, hedeflerinize inanmış ve kendinizi gerçekten
adamışsanız ekibiniz bunu hemen hissedecek ve buna göre davranacaktır.
2: Ekibinizden
istediğiniz davranış için kendiniz bir model olun
İkiyüzlü olmayın —
örnek olarak lider olun. Ekibinizin başka kişilerle doğru ve profesyonel
şekilde etkileşim kurmasını isterken acaba siz bu kurala uyuyor musunuz? Fazla
mesai yapmalarını isterken siz de ofiste kalıp onlarla beraber çalışıyor
musunuz? Country müzik yapan Rodney Atkins bir şarkısında bir gün dört
yaşındaki oğlunun “dört harfli bir kelimeyi” nasıl söylediğini anlatıyor. Şarkıyı
hatırlarsak babasının oğluna yaptığı şeyleri nereden öğrendiğini sorması
üzerine oğul şöyle cevap veriyor: “Seni izliyorum baba.”
3: Olumlu
tavrınızı koruyun
- NBA finallerinin ilk maçı az önce başladı. İlk on
beş saniye içinde takımlardan birinin bir oyuncusu pota altına giriyor ve
skor 2-0 oluyor. Diğer takımın koçu koltuğuna adeta gömülüyor, başını
elleri arasına alıyor, bağırıyor, “@(*@&@, maç BİTİYOR rıyor eri arasına alıyor mlardan biri
oyunculardan birini pota altına sokuyor ve maç urala uyuyor
musunuz___________________BİTİYOR!!”
- (12 Kasım 1989): A kişisi: “Berlin Duvarı
yıkılmış!” B kişisi : “Hay aksi! Duvarın bekçileri işsiz kalmıştır şimdi!”
Gülmeyin. Eğer
buna benzer tavırları sergilerseniz, ekibiniz bunu sizce nasıl karşılar? Eğer
negatif bir tavır sergilerseniz, ekibiniz bunu görecektir. Çok klişe bir söz
olduğunu biliyorum ama her zaman iyimser olmaya çalışın.
Pozitif olmak
gerçekçi olmaktan uzaklaşmak anlamına gelmez. Bardağın boş tarafından çok dolu
tarafını görmeye çalıştığınızı gösterir. Örneğin “1, 2 ve 3 numaralı problemler
yüzünden bu proje asla başarılı olamaz” demek yerine “Bu projenin başarılı
olmasını istiyorsak, 1, 2 ve 3 numaralı problemleri çözmemiz kritik önemdedir.”
demeyi deneyin.
4: Hedeflerinizi
net olarak ortaya koyun
Eğer hedefler
ekibiniz için net değilse ya da ekibinizi hedeflerden haberdar değilse başarıya
ulaşılması çok zordur. Bundan daha önemli bir konu ise ekibinizin hedefleri
bilmeden bu hedefleri kabul etmesini asla sağlayamayacağınızdır. Ekibinizin
sizin beklentilerinizi bildiğinden emin olun. Beklentilere göre ne kadar büyük
bir performans sağladığınızı ölçmenizi sağlayacak sayısal hedefler ne kadar çok
olursa o kadar iyi olur.
5: Ekip
üyelerinden geri bildirim alın
Ekibinizin
üyelerinin görüşlerini bilmezseniz ne kadar etkin veya net olduğunuz konusunda
ancak çok küçük bir fikir edinebilirsiniz veya bu konuda hiçbir fikriniz olmaz.
Çok azımız kötü haberler veya eleştiriler duymaktan hoşlanır ama eğer
yaptığımız şeyde bir problem var bunun dile getirilmesi ve duyulması çok
önemlidir.
Sorunları
ekibinizle tartışırken ekibin sözcüsünü kurban olarak görmeyin. Elçiye zeval
olmaz. Bir ekip üyesini dinlerken problemleri o problemleri dile getiren
kişiden bağımsız olarak değerlendirin. Aynı şekilde, eğer birisi size öneriler
sunuyor veya sizinle bazı konuları tartışıyorsa kendinizi ve egonuzu
tartışmanın dışında tutun. Elçiyi cezalandırmakla elinize geçecek tek şey
ekibinizin gelecekte sizinle konuşurken samimi olma konusunda daha da isteksiz olması
olacaktır.
6: Beklenti
oluşturun
Ekibinizin sizden
ne beklenmesi gerektiğini bilmesini sağlayın. Ekibiniz size yönelik
beklentileri bilirse kötü sürprizlerle veya hayal kırıklıklarıyla karşılaşma
ihtimali daha düşük olur.
Diyelim ki ekip
üyelerinizden biriyle birşey görüştünüz ve bu kişi size birkaç öneride bulundu.
Bu önerilerin bir kısmı gerçekleştirilebilir önerilerken bir kısmı ise
gerçekleştirilmesi imkansız nitelikte. Bu konuyu konuşmadan önce ekibinize,
kendilerinden gelen önerilerin hepsinin kabul etmeniz kadar etmemenizin de
mümkün olduğunu bildirmeniz gerekir. Ekibiniz zaten böyle birşey düşündüğünüzü
biliyor olsa da herşeyi açıkça söylemek her zaman en iyi yoldur. Ayrıca eğer bir öneriyi kabul ediyorsanız herkesin
bunu bilmesini sağlayın.
7: Karmaşık
mesajlar vermekten kaçının
Danışman ve
eğitimci Robert Mager Performans Problemlerinin Analizi adlı kitabında
insan davranışlarının şekillendirilmesinde sonuç ve ödül faktörlerinin
kullanılması konusunu ele almaktadır. Spesifik olarak belirttiği konu ise
şudur: İstenen davranışın gösterilmesini teşvik etmek için davranışın sonucunda
pozitif bir ödüllendirme olması gerekmektedir. Bunun tam aksine insanları
istenmeyen bir davranıştan caydırmak için ise o davranış sonucunda belli
sonuçlar olacağının bildirilmesi gerekmektedir. İster inanın ister inanmayın, bazı
insanlar bu iki konuyu birbiriyle karıştırmaktadır. Mesela siz anne veya baba
olarak çocuğunuza hiç şunu söylediniz mi: “Ne zaman bir sorun yaşarsan annenle
veya babanla konuşabilirsin” Peki çocuğunuz size bir sorununu anlatmak için
geldiği zaman ne oluyor? Rahatsız olup ona bağırabiliyorsunuz. “Sonra konuşalım!
Meşgul olduğumu görmüyor musun?!” Eğer benzer mesajları kendi çalışanlarınıza
da verirseniz onların sizin istediğiniz şekilde davranması ihtimalini
azaltırsınız.
8: Cesaret vermek
ile küçümsemek arasındaki farkı bilin
Ekibinizden daha
iyi ve kaliteli bir performans beklemeniz iyi bir şeydir. Ancak bir kişiyi daha
iyi performans göstermesi konusunda cesaretlendirmekle aynı kişiyi küçümsemek
arasındaki farkın farkında olmanız gerekir. İkinci yöntemin de işe yaradığı
durumlar olabilir ama bu yöntemin gücenme duygusu yaratması ve verimliliği
artırmak yerine azaltması ihtimali daha yüksektir.
Birkaç hafta önce,
şefi olduğum koronun bir provasından sonra iki genç adama şunu söyledim: “Şarkı
söylerken kendinize olan güveni gözlerinizde görmek istiyorum.” Ama mesela
söyle bir şey söylemedim: “Sizi salaklar, siz müzikten ne anlarsınız.” Başka
bir şekilde belirtmem gerekirse daha önce konuştuğumuz pozitif/negatif ödül
konusu doğrultusunda, mesajlarımı verirken insanların şu anki hallerine değil
olmalarını istediğim hallerine odaklandım.
9: Doğruları bire
bir görüşmelerde dile getirin
Eğer bir ekip
üyesinin kişisel konuları bir sorun haline gelmişse bu konuları o kişiyle özel
olarak konuşun. Konuyu herkesin önüne taşıyarak kişiyi utandırmayın. Bu
yönteminizi seçmenizi gerektirecek örnek konular kişinin işe gelmemesi veya geç
gelmesi, giyim tarzı ve genel olarak profesyonelliğiyle ilgili problemler
olabilir.
Peki işle ilgili
bir hata söz konusuysa ne yapılmalı? Burada karar vermek size kalıyor. Koro
örneğini tekrar kullanmak istiyorum. Diyelim ki bir kişi bir şarkıda ritmi
tutturamıyor. Ben böyle bir durumda o kişinin tüm koro oradayken doğru ritmi
bulmasını bir defalığına denerim. Başarılı olursa ne ala. Ama notaları ve
ritimleri sürekli olarak kaçırıyorsa o kişiyle özel olarak konuşurum ve
problemin kaynağını anlamaya çalışırım.
10: İnsanları
herkesin önünde övün
Birisi bir şeyi
doğru şekilde yaptığında muhtemelen mutlu olursunuz ve o kişinin aynı iyi
performansını sürdürmesini istersiniz. Aynı şekilde o kişinin başarısının
başkaları önünde görülmesini ve diğer ekip üyelerinin bu durumda kendi
performanslarını geliştirmek için motive olmasını istersiniz. Bu yüzden,
yapılan iyi bir şeyi bire bir ortamda değil herkesin önünde takdir edin.
Tabii ki pekçok
insan sadece sözle takdir edilmek yerine sözle ve buna ek olarak da parayla takdir
edilmeyi tercih eder. Spesifik ve samimi olduğunuz sürece sadece sözlü olarak
takdir etmek bile insanları motive edebilir. “Genel olarak performansın iyi”
demek pek işe yaramayacaktır. Bunun yerine belli bir başarıya ve bunun ekibe
nasıl bir fayda sağladığına odaklanın.
Daha önce de
bahsettiğin genç adamlarla ilgili örnek üzerinden gitmem gerekirse, birkaç gün
önce gerçekten iyi geçen bir provamızın hemen bitiminde onlarla tekrar konuştum.
Gençlerden birine şunu söyledim: “Hatırlıyor musun, sana kendine güvendiğini
gözlerinde görmek istiyorum demiştim? İşte şimdi görüyorum.” Diğer gence ise
şunu söyledim: “Evde de kendi kendine çalışıyorsun değil mi?” Evet şeklinde
kafa sallaması üzerine şöyle devam ettim: “Farkı görüyorsun değil mi?”
Sonuç: Ekibinize
güvenin
“İngiltere herkesten
işini yapmasını bekliyor.”
1805’teki Trafalgar
savaşı İngiliz donanmasının üstünlüğünün sonraki onyıllar boyunca kabul
edilmesini sağlayacak bir şekilde sonuçlanmıştır. Bu savaşta Amiral Lord
Horatio Nelson’ın kaptanlığındaki bir filo İspanya’nın güneybatısında,
Trafalgar Burnu yakınında Fransız ve İspanyolların karma filosunu mağlup
etmiştir. Taraflar savaşa hazırlanırken Nelson, filosuna günümüzde çok ünlü
olmuş olan ve yukarıda yazdığımız mesajını vermiştir. Acı bir gerçektir ki Nelson
bu savaşta ölümcül bir yara almış ve son zaferini görememiştir.
İnsanlar sizin
beklentilerinize bağlı olarak yüksek veya düşük performans sergiler. İnsanlardan
yüksek performans beklerseniz bunun farkına varırlar; insanlardan yüksek
performans beklemenin ve düşük performans beklemenin sonuçları arasındaki fark
gerçekten çok büyüktür.
Bir ekibin bir
araya gelmesi ve istediğiniz şekilde iş yapması güzel bir şeydir. Ancak
ekibinizin istediğiniz şekilde geliştiğini görmek daha güzeldir. Öte yandan
gerçekçi olmayı da unutmamak gerekir. Koromum üyelerinin hepsi genç adamlar ve
küçük kızım Rayna’nın arkadaşları. Bir gün kızıma sordum: “Rayna, korodaki
insanlar sana kendilerini nasıl etkilediğimden bahsediyorlar mı hiç?” Bu soru
üzerine Rayna şöyle cevap verdi: “Babacığım, lütfen kendini övme.”
Posted
6-18-2008 11:41
by
Uzman